Yardım Nafakası Nedir? Şartları, Dava Süreci ve Nafakanın Kaldırılması

Yardım nafakası, ekonomik açıdan zor durumda kalan ve kendisine destek sağlanmadığında yoksulluğa düşebilecek kişilerin, kanunda belirtilen aile bireylerinden maddi yardım talep etmesini sağlayan bir nafaka türüdür. Türk Medeni Kanunu kapsamında düzenlenen bu yükümlülük, aile bireyleri arasındaki dayanışmayı hukuki bir sorumluluk hâline getirir.
Yardım nafakası özellikle eğitimine devam eden ergin çocukların anne ve babalarından destek talep etmesi, ekonomik ihtiyaç içindeki anne ve babaların çocuklarına başvurması ve belirli koşullarda kardeşler arasında nafaka yükümlülüğünün doğması bakımından önem taşır.
Ancak yardım nafakası talebinin kabul edilebilmesi için yalnızca akrabalık ilişkisinin bulunması yeterli değildir. Nafaka isteyen kişinin ihtiyaç durumu, nafaka yükümlüsünün ekonomik gücü ve kanunda öngörülen diğer koşullar birlikte değerlendirilir.
Bu yazıda yardım nafakasının hukuki dayanağı, talep şartları, kimlerin nafaka isteyebileceği, dava süreci, nafaka miktarının belirlenmesi ve nafakanın sona ermesine ilişkin temel konular ele alınmaktadır.
1. Nafaka Nedir? Nafaka Türleri Nelerdir?
Nafaka, hukuken belirli koşulların gerçekleşmesi hâlinde bir kişinin diğerine maddi destek sağlamakla yükümlü tutulmasıdır. Nafaka yükümlülüğü, ilişkinin niteliğine ve kanuni düzenlemelere göre farklı biçimlerde ortaya çıkabilir.
Türk hukukunda başlıca nafaka türleri şunlardır:
Tedbir nafakası: Boşanma veya ayrılık sürecinde gerekli koşulların bulunması hâlinde hükmedilebilen geçici nafakadır.
Yoksulluk nafakası: Boşanma sonucunda yoksulluğa düşecek ve kanuni şartları taşıyan eş lehine gündeme gelebilir.
İştirak nafakası: Çocuğun bakım, eğitim ve diğer ihtiyaçlarına katkı sağlamak amacıyla hükmedilen nafakadır.
Yardım nafakası: Kanunda belirtilen aile bireylerinin, ihtiyaç içindeki yakınlarına maddi destek sağlamasına ilişkin nafakadır.
Yardım nafakası, boşanma davasına bağlı nafaka türlerinden farklı olarak aile bireyleri arasındaki kanuni dayanışma yükümlülüğüne dayanır. Bu nedenle boşanma yaşamamış kişiler arasında da gerekli koşulların bulunması hâlinde talep edilebilir.
2. Yardım Nafakası Nedir?
Yardım nafakası, kendisine yardım edilmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan kişinin, kanunda belirtilen yakınlarından maddi destek istemesine imkân tanıyan bir hukuki kurumdur.
Bu nafaka türünün temel amacı, ihtiyaç sahibi kişinin temel yaşam gereksinimlerini karşılayabilmesine katkıda bulunmaktır. Bununla birlikte nafaka yükümlüsü olan kişinin de kendi geçimini sürdürebilecek ekonomik imkânlara sahip olması dikkate alınır.
Yardım nafakası kapsamında değerlendirme yapılırken kişinin gelirleri, zorunlu giderleri, mal varlığı, sağlık durumu ve diğer ekonomik koşulları göz önünde bulundurulabilir.
Örneğin, gelir elde edemeyen ve temel yaşam giderlerini karşılayamayan bir anne veya baba, kanuni şartların gerçekleşmesi durumunda çocuklarından yardım nafakası talep edebilir. Benzer şekilde, eğitimine devam eden ve kendi imkânlarıyla geçimini sağlayamayan ergin bir çocuk da belirli koşullarda anne ve babasına karşı nafaka talebinde bulunabilir.
3. Yardım Nafakasının Hukuki Dayanağı
Yardım nafakası, Türk Medeni Kanunu'nun 364 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Eğitimine devam eden ergin çocukların anne ve babalarından destek talep etmesi ise Türk Medeni Kanunu'nun 328. maddesinin ikinci fıkrasında ayrıca ele alınmıştır.
3.1. Türk Medeni Kanunu Madde 364
Türk Medeni Kanunu'nun 364. maddesi, yardım nafakasına ilişkin genel yükümlülüğü düzenler.
Bu hükme göre herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu, altsoyu ve kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür. Kardeşlerin nafaka yükümlülüğü ise refah içinde bulunmaları koşuluna bağlanmıştır.
Bu düzenleme uyarınca yardım nafakası talep edilebilmesi için hem kanunda belirtilen akrabalık ilişkisinin hem de kişinin yardıma ihtiyaç duyduğunu gösteren koşulların bulunması gerekir.
3.2. Türk Medeni Kanunu Madde 328/2
Türk Medeni Kanunu'nun 328. maddesinin ikinci fıkrası, ergin olmasına rağmen eğitim hayatını sürdüren çocukların durumunu düzenler.
İlgili hükme göre çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi devam ediyorsa anne ve babası, durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere, eğitim sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdür.
Bu hüküm, 18 yaşını dolduran çocuğun eğitimine devam etmesi durumunda anne ve babasından destek talep edebilmesinin hukuki dayanaklarından biridir.
4. Yardım Nafakası Şartları Nelerdir?
Yardım nafakası talebinde aranacak koşullar, davanın hangi hukuki düzenlemeye dayandığına göre değişebilir. Genel olarak kişinin ihtiyaç durumu ile nafaka yükümlüsünün ekonomik imkânları birlikte değerlendirilir.
4.1. Eğitimine Devam Eden Ergin Çocuğun Yardım Nafakası
Türk Medeni Kanunu'nun 328/2. maddesi kapsamında değerlendirilen taleplerde şu unsurlar önemlidir:
Nafaka talep eden kişinin davalı anne veya babanın çocuğu olması,
Çocuğun ergin olması,
Eğitim hayatının devam etmesi,
Çocuğun kendi gelir ve imkânlarıyla geçimini sağlayamaması,
Anne veya babanın mali koşullarına göre destek sağlayabilecek durumda bulunması.
Öğrencinin kira, ulaşım, beslenme, eğitim ve diğer zorunlu giderleri değerlendirmede önem taşıyabilir.
Erginlik, eğitimine devam eden çocuğun nafaka talep etme imkânını tek başına ortadan kaldırmaz. Bununla birlikte talep edilen nafakanın miktarı belirlenirken hem çocuğun ihtiyaçları hem de anne ve babanın ekonomik durumları dikkate alınır.
4.2. Türk Medeni Kanunu'nun 364. Maddesine Göre Yardım Nafakası
Genel yardım nafakası bakımından temel koşullar şunlardır:
Taraflar arasında üstsoy, altsoy veya kardeşlik ilişkisinin bulunması,
Nafaka talep eden kişinin yardım edilmediğinde yoksulluğa düşecek olması,
Nafaka istenen kişinin ödeme gücünün bulunması,
Talebin kardeşe yöneltilmesi durumunda kardeşin refah içinde olması.
Yoksulluk değerlendirmesinde yalnızca kişinin çalışıp çalışmadığına bakılmaz. Mevcut gelirleri, mal varlığı, zorunlu yaşam giderleri ve temel ihtiyaçlarını karşılayabilme durumu birlikte ele alınabilir.
Ayrıca kişinin kendi davranışları sonucunda ekonomik sıkıntıya düşmüş olması, tek başına nafaka talebinin reddedilmesini zorunlu kılan bir neden değildir. Aile bireyleri arasındaki ilişkinin zayıflamış olması da kanuni yükümlülüğü kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
5. Yardım Nafakasını Kimler Talep Edebilir?
Türk Medeni Kanunu'nun 364. maddesi kapsamında yardım nafakası talep edebilecek kişiler sınırlı olarak belirlenmiştir.
5.1. Anne ve Baba
Ekonomik açıdan ihtiyaç içinde bulunan anne veya baba, kanuni şartların oluşması hâlinde çocuklarından yardım nafakası isteyebilir.
Bu talepte anne veya babanın temel ihtiyaçlarını karşılayıp karşılayamadığı ve çocukların ekonomik durumları dikkate alınır.
5.2. Çocuklar
Çocuklar, kanuni koşulların bulunması hâlinde anne ve babalarından yardım nafakası talep edebilir. Eğitimine devam eden ergin çocuklar açısından Türk Medeni Kanunu'nun 328/2. maddesi özel önem taşır.
Bunun dışında ergin çocuklar da TMK'nin 364. maddesindeki genel şartları taşıdıkları takdirde yardım nafakası talebinde bulunabilir.
5.3. Torunlar ve Diğer Altsoy
Bir kişinin çocukları, torunları ve sonraki kuşaklardaki altsoyları, ilgili kanuni şartların gerçekleşmesi durumunda yardım nafakası ilişkisinde yer alabilir.
5.4. Kardeşler
Kardeşler arasında da yardım nafakası yükümlülüğü doğabilir. Ancak kardeşin nafaka ödemekle yükümlü tutulabilmesi için refah içinde bulunması ve diğer kanuni şartların gerçekleşmesi gerekir.
Dayı, teyze, amca, hala veya kayınbirader gibi kişiler ise yalnızca bu akrabalık ilişkilerine dayanarak TMK'nin 364. maddesi kapsamında yardım nafakası yükümlüsü sayılmaz.
Yardım Nafakası Davasında Mirasçılık Sırası
Türk Medeni Kanunu'nun 365. maddesi, yardım nafakası taleplerinde başvurulacak kişilerin sırasına ilişkin özel kurallar içerir.
Genel olarak nafaka isteyen kişinin öncelikle altsoyuna, ardından üstsoyuna ve şartları varsa kardeşlerine yönelmesi gündeme gelir. Öncelikli sırada bulunan kişilerin yardım sağlayamayacak durumda olması, sonraki sıradaki kişilere başvurulması açısından önem taşıyabilir.
Aynı sırada birden fazla nafaka yükümlüsünün bulunması durumunda, kişilerin ekonomik güçleri ayrı ayrı değerlendirilir. Nafakanın herkes tarafından eşit miktarda ödeneceği varsayılmaz.
Bu nedenle dava açılmadan önce mirasçılık sırasının ve ilgili kişilerin ödeme imkânlarının somut olay bakımından değerlendirilmesi gerekir.
7. Yardım Nafakası Miktarı Nasıl Hesaplanır?
Yardım nafakası için kanunda bütün olaylarda geçerli sabit bir tutar belirlenmemiştir. Nafaka miktarı, kişinin ihtiyaçları ve nafaka yükümlüsünün mali gücü dikkate alınarak somut olayın koşullarına göre belirlenir.
Değerlendirmede şu unsurlar öne çıkabilir:
Nafaka isteyen kişinin aylık geliri,
Barınma ve kira giderleri,
Beslenme, giyim ve ulaşım masrafları,
Sağlık giderleri,
Eğitim ve öğrenim masrafları,
Nafaka yükümlüsünün gelirleri ve mal varlığı,
Nafaka yükümlüsünün kendi zorunlu giderleri,
Bakmakla yükümlü olduğu diğer kişilerin ihtiyaçları.
Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde düzenlenen hakkaniyet ilkesi de nafaka miktarının belirlenmesinde önem taşır.
Yardım nafakasının amacı, ihtiyaç sahibi kişinin ekonomik sıkıntısını hafifletmek ve temel yaşam giderlerini karşılamasına katkı sağlamaktır. Bu nedenle nafaka talep eden kişinin, nafaka yükümlüsüyle aynı yaşam standardına ulaşmasını sağlayacak bir tutara hükmedilmesi zorunlu değildir.
Öte yandan nafaka yükümlüsünün kendi geçimini sürdüremeyecek duruma düşürülmemesi de gözetilir. Mahkeme, tarafların ekonomik koşullarını birlikte değerlendirerek uygun bir miktar belirler.
8. Yardım Nafakası Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Yardım nafakası davalarında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde dava, aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde görülür.
Yetkili mahkeme bakımından Türk Medeni Kanunu'nun 365/6. maddesi uyarınca taraflardan birinin yerleşim yeri mahkemesi esas alınır.
Bu nedenle dava açılmadan önce hem görev hem de yetki kurallarının doğru belirlenmesi gerekir.
9. Yardım Nafakası Artırılabilir veya Azaltılabilir mi?
Mahkeme tarafından belirlenen yardım nafakası miktarı, ekonomik ve sosyal koşulların değişmesi durumunda yeniden değerlendirmeye konu olabilir.
Örneğin:
Nafaka alan kişinin zorunlu giderlerinin artması,
Eğitim veya sağlık masraflarının yükselmesi,
Nafaka yükümlüsünün gelirinde önemli bir azalma yaşanması,
Tarafların ekonomik durumlarının değişmesi
nafakanın artırılması veya azaltılması talebine dayanak oluşturabilir.
Nafaka artırım veya indirim talebinde, önceki kararın verildiği tarihten sonra hangi koşulların değiştiği ve bu değişikliklerin nafaka miktarını neden etkilemesi gerektiği açıklanmalıdır.
Türk Medeni Kanunu'nun 365. maddesinin beşinci fıkrası kapsamında, irat biçiminde hükmedilen nafakanın gelecek yıllarda hangi miktarlarda ödeneceğinin de kararda belirlenmesi talep edilebilir.
10. Yardım Nafakası Hangi Durumlarda Sona Erer?
Yardım nafakasının devam edip etmeyeceği, nafaka kararına temel oluşturan koşullarla bağlantılıdır.
Nafaka alacaklısının veya nafaka yükümlüsünün ölümü, nafaka ilişkisinin sona ermesine yol açar. Bunun dışında nafakanın kaldırılması talebine konu olabilecek durumlar şunlardır:
Nafaka alan kişinin yoksulluk veya yardıma ihtiyaç hâlinin ortadan kalkması,
Nafaka yükümlüsünün ekonomik koşullarında ödeme gücünü etkileyen önemli değişikliklerin meydana gelmesi,
Nafakanın devamını gerektiren diğer koşulların ortadan kalkması.
Ekonomik koşulların değişmesi, nafakanın her durumda kendiliğinden sona ereceği anlamına gelmez. Ölüm dışındaki durumlarda nafakanın kaldırılması için mahkemeye başvurulması ve ilgili koşulların ispatlanması gerekebilir.
Bu nedenle nafaka yükümlüsünün gelirindeki azalma veya nafaka alacaklısının ekonomik durumundaki iyileşme, somut olay çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Sonuç
Yardım nafakası, Türk Medeni Kanunu'nda belirtilen koşulların gerçekleşmesi hâlinde, ekonomik açıdan desteğe ihtiyaç duyan kişilerin belirli aile bireylerinden maddi yardım talep edebilmesini sağlayan önemli bir hukuki kurumdur.
Yardım nafakası davasında akrabalık ilişkisi, nafaka isteyen kişinin ihtiyaçları, nafaka yükümlüsünün ödeme gücü ve uygulanacak kanuni hükümler birlikte değerlendirilir. Eğitimine devam eden ergin çocukların talepleri ile genel yardım nafakası talepleri arasında hukuki açıdan farklılıklar bulunmaktadır.
Dava açılmadan önce talebin hukuki dayanağının belirlenmesi, görevli ve yetkili mahkemenin tespit edilmesi, ekonomik durumu gösteren delillerin hazırlanması ve nafaka miktarının gerekçelendirilmesi önemlidir.
Her uyuşmazlık kendi koşulları çerçevesinde ele alınmalı ve güncel mevzuat doğrultusunda değerlendirilmelidir.
*** Yukarıda yer alan yazı bilgi amaçlı olup, hukuki mütalaa ya da tavsiye niteliği taşımamaktadır. Somut olayda izlenecek yol farklılık gösterebileceğinden hak kaybına uğramamak adına bir avukata danışarak profesyonel hizmet almanız önerilir ÖRNEK DAVA DİLEKÇESİ T.C. ………………… AİLE MAHKEMESİNE
DAVACI : ………………… (T.C. Kimlik No: …)
VEKİLİ : Av. …………………
ADRES : …………………
DAVALI : ………………… (T.C. Kimlik No: …)
ADRES : …………………
KONU : Türk Medeni Kanunu'nun 328/2. maddesi uyarınca müvekkil lehine yardım nafakasına hükmedilmesi talebimizden ibarettir.
AÇIKLAMALAR
1. Müvekkilin eğitim durumu
Müvekkil, davalının çocuğu olup ………………… Üniversitesi, ………………… Fakültesi/Bölümü'nde eğitimine devam etmektedir. Müvekkil ergin olmasına rağmen eğitimini henüz tamamlamamış olup öğrenim süresince kendi imkânlarıyla geçimini sağlayabilecek düzeyde düzenli ve yeterli bir gelir elde edememektedir.
Müvekkilin eğitim hayatını sürdürebilmesi için gerekli olan barınma, beslenme, ulaşım, eğitim materyalleri ve diğer zorunlu giderlerinin karşılanması gerekmektedir. Ancak mevcut ekonomik koşulları, müvekkilin bu giderleri tek başına karşılamasına elverişli değildir.
2. Müvekkilin ekonomik durumu ve nafaka ihtiyacı
Müvekkilin aylık zorunlu giderleri yaklaşık ………………… TL olup mevcut aylık geliri ………………… TL'dir. Müvekkilin gelirinin bulunmaması/yetersiz olması nedeniyle eğitim giderlerini ve temel yaşam ihtiyaçlarını karşılaması güçleşmiştir.
Müvekkilin eğitimine devam edebilmesi, barınma ve beslenme gibi temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için maddi desteğe ihtiyacı bulunmaktadır. Bu durum, müvekkilin eğitim hayatını kesintisiz sürdürebilmesi bakımından da önem arz etmektedir.
Müvekkilin mevcut ekonomik koşulları ve zorunlu giderleri birlikte değerlendirildiğinde, kendi imkânlarıyla geçimini sağlamasının mümkün olmadığı açıktır.
3. Davalının müvekkile karşı bakım yükümlülüğü
Davalı, müvekkilin annesi/babası olup müvekkilin eğitim hayatını sürdürebilmesi için gerekli maddi desteği sağlamakla yükümlüdür. Davalının ekonomik ve sosyal durumunun, gelirlerinin, mal varlığının ve zorunlu giderlerinin mahkemece araştırılarak nafaka ödeme gücünün belirlenmesini talep ederiz.
Nafaka miktarının belirlenmesinde hem müvekkilin eğitim ve yaşam giderlerinin hem de davalının ekonomik koşullarının birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.
4. Hukuki nedenlerle yardım nafakası talebimiz
Türk Medeni Kanunu'nun 328. maddesinin ikinci fıkrasında, çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi devam ediyorsa anne ve babasının, durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde, eğitim sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlü oldukları düzenlenmiştir.
Somut olayda müvekkil ergin olmasına rağmen eğitim hayatına devam etmekte ve kendi imkânlarıyla geçimini sağlayamamaktadır. Müvekkilin zorunlu ihtiyaçlarını karşılayabilmesi ve eğitimini sürdürebilmesi için davalı tarafından maddi destek sağlanması gerekmektedir.
Bu kapsamda müvekkilin ihtiyaçları, eğitim giderleri ve tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak müvekkil lehine aylık ………………… TL yardım nafakasına hükmedilmesi gerekmektedir.
Nafaka miktarının belirlenmesinde Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde düzenlenen hakkaniyet ilkesi de gözetilmelidir.
HUKUKİ NEDENLER
TMK ve sair ilgili mevzuat.
DELİLLER
Nüfus kayıt örneği,
Öğrenci belgesi,
Müvekkilin gelir ve gider durumunu gösteren belgeler,
Kira sözleşmesi ve kira ödeme belgeleri (varsa),
Eğitim, ulaşım ve diğer zorunlu giderlere ilişkin belgeler,
Tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırması,
Davalının gelir ve mal varlığı durumuna ilişkin ilgili kurumlardan getirtilmesi talep edilen kayıtlar,
Gerektiğinde tanık beyanları,
Tanık, bilirkişi, keşif, yemin, davalı SGK Kayıtları, Her türlü hukuka uygun yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM
Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle;
Davamızın kabulüne,
Müvekkil lehine, davalının ekonomik ve sosyal durumu ile müvekkilin ihtiyaçları gözetilerek davanın açıldığı tarihten başlatılmak üzere eğitiminin devam ettiği sürece aylık ………………… TL yardım nafakasına hükmedilmesine,
Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin, yasal koşulları çerçevesinde davalıya yükletilmesine,
karar verilmesini vekâleten saygıyla arz ve talep ederiz.
Tarih: …/…/……
Davacı Vekili
Av. …………………




Yorumlar